Buradasınız: Home » Genel » İlker Hüseyin Tan: Haksız Rekabet Sonları Oluyor

İlker Hüseyin Tan: Haksız Rekabet Sonları Oluyor

İlker Hüseyin Tan: Haksız Rekabet Sonları Oluyor

Bursa Kuaförler Odası Başkanı İlker Hüseyin Tan ile siz değerli okuyucularımız adına çok keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.

Öncelikle İlker Hüseyin Tan kimdir? Kaç yıldır bu mesleği yapıyor? Kısaca sizi tanıyabilir miyiz?

İlker Hüseyin Tan: 1968 doğumluyum ve küçük yaşta bu mesleğe atıldım. İstanbul Yeniköy’de Doğan Karapınar ustamın yanında çıraklığımı tamamladım ve kalfalık belgemi İstanbul Kuaförler odasından aldım. Bursa’ya dönüş yaptığım 1986 senesinde, Başkent Kuaför – Nazif Arslan ustamın yanında çalıştım. Kendisi tüm bilgilerini çekinmeden, eksiksiz bir şekilde öğrencilerine öğreten, yüce bir insandır. 1991 yılında ilk iş yerimi açtım. Mesleki ilke olarak, yaptığım işin en iyisini titizlikle yapmaya özen gösterdim ve bugünlere kadar ilkelerimden taviz vermeden geldim.

Kuaförler odasına ilk ne zaman seçildiniz ve neden odaya başkan olmayı düşündünüz?

İlker Hüseyin Tan: Oda yönetiminde daha önce de görev almıştım. 2010 yılında yapılan seçimlerde meslektaşlarımın yoğun istekleri doğrultusunda, aday olmaya karar verdim. Meslektaşlarımın beklentisi, oda yönetiminde yenilikçi reformlar yapacak, birliktelik oluşturabilecek, bir başkandı. Bu doğrultuda aday oldum ve destekleri sayesinde seçildim. Yönetim kurulu arkadaşlarımla istişare içinde çalışarak üyelerimizin kolay hizmet almasını sağlayacak düzenlemelerle çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Oda üyelerimizle büyük bir aileyiz, zamanı geldiğinde bu bayrağı emin ellere teslim etmek boynumuzun borcudur. Odada görev almadan önce, firmaların eğitimlerine birçok kez katıldım. Bu nedenle eğitimsel anlamda birikimimi yaptığımı düşünüyorum. Özellikle iletişim eğitimlerine önem verdim ve bu alanda birçok eğitim aldım. Oda başkanı seçildiğimde de en önemli hedefim, iletişim de dahil olmak üzere kuaförlerin eğitime ve kendini geliştirmesine destek olmak oldu diyebilirim.

Kuaförlük sektöründe en çok şikayet edilen konu “haksız rekabet” hakkında ne düşünüyorsunuz? Bursa’da bu durum nasıl, çözümü nedir ya da çözümü odalar mı sağlamalıdır?

İlker Hüseyin Tan: İnsanlar, hizmet aldığı yerlerin ücretlerini kendi seçer. Bulunduğu semt ve konum gereği, kuaförün marka değeri, mesleki başarısı gibi birçok etmen o hizmetin fiyatını belirler. Bu yüzden tek bir fiyat üzerinden yapılandırma olmamalıdır. Ancak ne fahiş fiyatlar ne de belirlenen ortalama hizmet bedelinin çok çok altında fiyatlandırmalar da haksız rekabete yol açmaktadır. Kuaförler oda tarafından belirlenen tarifenin altına %50’den fazla inmemelidir. Genellikle çok düşük fiyat politikası uygulayan yerler, vergi kayıplarına sebep oluyorlar.  Sonunda SGK, elektrik, su, kira ve tedarikçilere verdikleri zararlarla son buluyor. Hangi semte olursanız olun, maliyetleriniz ne kadar düşük olursa olsun bu işin bir ederi vardır. Bu nedenlerle doğan haksız rekabeti ise devletin, maliyenin koyduğu kurallar çerçevesinde denetlemesi ve yaptırımları uygulaması sayesinde engelleyebiliriz. Öte yandan eğitime önem veren bir meslektaşları olarak karlılığı düşürdüklerinde kendilerine, salonlarına, eğitimlerine yatırım yapamayacaklarını üzülerek söylüyorum. Kazanmazsanız kendinizi geliştiremezsiniz. Kendinizi geliştiremezseniz hizmetinizi geliştiremezsiniz. Hizmetinizi geliştiremezseniz bir süre sonra müşterileriniz kaybeder, iflas noktasına kadar gelebilirsiniz.

Her ilin birçok semtinde birden fazla kuaför salonu mevcut. Size göre yan yana kuaför açılması normal midir yoksa bunun bir mesafesi mi olmalıdır?

İlker Hüseyin Tan: Nüfusun yoğun olduğu bölgelerde yan yana kuaför salonu olmasında bir sakınca yok. Ayrıca bahsettiğimiz bölgelerin sosyo-ekonomik durumunda da bakmak gerekli. Bazı bölgelerde her gün kuaföre giden insanlar yaşarken bazı bölgelerde ayda yılda bir giden insanlar daha yoğun yaşıyor. Bu kıstaslar göz önüne alınarak kuaför salonu açmadan önce araştırmalar yapılmalıdır. Böylelikle yapılan yatırım ve harcanan emek daha rahat karşılığını bulur. Belediyeler de ruhsat verirken bunlara özen göstermelidir. Bizim hükümete verdiğimiz görüşler içerisindeki talebimiz, iş yeri açma onayının odalara verilmesi yönünde, gerçekleştiğinde çözüm kolaylaştırılacaktır.

Bu mesleğin toplum nezdindeki itibarını nasıl yükseltmek gerekiyor?
İlker Hüseyin Tan: Bunun yolu, kesinlikle eğitimden geçiyor. Kadınların en çok zaman ayırdığı yerlerden bir tanesi de kuaför salonları. Ancak doktora, eczacıya duyduğu saygıyı bazı kuaförlere duymuyorlar. Bunun arkasında yatan nedenlerden en önemlisi diğer meslekleri yapan insanların eğitimlerine duydukları saygı. Bu nedenle kuaförlerin de kendilerini sürekli olarak eğitmesi gerekiyor. Kurumsal yapıya-geçiş yapmalı, salonlarını temiz ve güzel hale getirmeli, bulunduğu sektör itibari ile modayı günlük gelişmeleri yakından takip etmeliler. Mesleki bilgilerini de bu yönde sürekli tazelemeli ve canlı tutmalılar.

Yorum Yapın

© 2015 Designed By Atokyay

Scroll to top