Buradasınız: Home » Genel » Adana’nın Kuaförleri Türkiye’nin Her Yerinde İş Bulur

Adana’nın Kuaförleri Türkiye’nin Her Yerinde İş Bulur

Adana’nın Kuaförleri Türkiye’nin Her Yerinde İş Bulur

Adanalı Kuaförleri ve sektörü, Adana Kuaförler ve Manikürcüler Odası Başkanı Hacı Emin Ünal ile konuştuk.

 

KL: Hacı Emin Ünal kimdir, mesleğe nasıl başladı, kaç yıldır bu işi yapıyor, yani kısacası sizi tanıyabilir miyiz?

1962 doğumluyum ve çalışma hayatıma küçük yaşlarda, yaz tatillerinde amcamın yanında çalışarak başladım. Amca mesleği olduğundan dolayı bu mesleği seçtik bir bakıma… 45 yıldır da kuaförlük mesleğinin içerisindeyim. 2010 yılında aktif meslek hayatımının sonuna gelsem de 2002’de Adana Artistik Kuaförler Derneği’ni kurarak, sosyal aktiviteler, mesleki eğitimler, şovlar, defileler Adanalı Kuaförler için hizmet vermeye devam ettim.

KL: 45 yıllık bir geçmişten bahsettiniz. Mesleğin ilk zamanlarından şimdiye sizce neler değişti?

Mesleğe ilk başladığım zamanlarda aynı zamanda ustam olan amcam ile hep aramızda sevgi, saygı vardı. Ancak yine de çıraklık bizim dönemimizde çok zordu. Sabahın altısında kalkıp, akşam dokuza kadar çalıştığımız dönemler oldu. Müşteri kitlesi daha farklıydı. Daha kaliteli, daha özverili insanlarla, ustalarımızdan aldığımız terbiyeleri, mesleki yönlendirmelerle hem zor hem de çok güzel günler geçirdik. Bu dönemlerde bizim mesleğimize insanların bakış açısı da çok farklıydı. İnsanlar için kuaförler önemliydi. Toplumsal olarak saygı gören bir meslekti. Şimdi kuaförlük sektörünün geldiği konum o günlere göre çok kötü. İtibar kaybı oldu bir bakıma. Bu durumda genel anlamda meslektaşlarımın bakış açısıyla alakalı olarak değişiyor. Yani seviyeyi biraz daha yüksek yerlere taşımalılar, daha iyi yerlere gelme çabasını göstermeliler. Yeni yetişen gençlerimiz, mesleğimizi sanat olarak gördüklerinde, kazancı ve parayı ikinci plana attıklarında, yücelecek bir meslektir kuaförlük.

KL: Peki Türkiye’deki kuaförlük mesleğini nasıl görüyorsunuz? Mesleğin itibarı, toplumun kuaförlük mesleğine bakışı gibi konulardaki düşünceleriniz nelerdir?

Tabii ki Türkiye’de çok sanatkar arkadaşlarımız var. Örnek olarak Adanalı Kuaförler, Türkiye’nin her yerinde kendilerine iş bulabilir. Neden? Çünkü Adana’da yetişenin altyapısı kuvvetlidir. Çıraklıktan gelmiştir. Eğitimlidir ve bilgilidir. Diğer taraftan mesleğimiz hakikaten çok değerli ve çok güzide bir meslek. Ancak mesleği bir ticaret olarak değil, bir sanat olarak görmeliler. Bu sayede toplumun da kuaförlere bakış açısı değişir ve mesleğimiz daha saygın hale gelir.

KL: Anadolu’daki kuaförlerin genel sıkıntıları nelerdir? Gelişmek için, mesleki olarak daha iyi yerlerde olmak için ve sıkıntıları aşmak için neler yapılmalı?

Adana olarak genel manada ekonomide düşüş var. Kötü durumdayız, gelirimiz düştü. Fabrikalar kabandı. Emekliler şehiri oldu Adana… Gençler şehirden ayrılıyorlar. İster istemez bu kuaför sektörünü de etkiliyor. Bunun dışında tabii ki eksik şeylerimiz var. En önce kanunlarımız eksik. Mesleğe destek verecek en önemli şeyler kanunlardır. Bazı düzenleyici kanunların çıkartılması gerekiyor. Bizim meslek grubumuz bana göre güzel sanatlara giriyor. Mesleğin de kendine göre bir çatı altında sınıflandırılması lazım. Ayrıca biz canlı insanlarla birebir etkileşimde olan sanatkarlarız. Bu konuda eksiğimiz şudur; Sanat yapıyorsan, sanatçı ekonomik olarak hakkını alamadığı zaman düşüş sergiler. Bunu koruyacak kanun eksikliğimiz var. Diğer çerçevede de federasyonumuzun bu mesleğe daha iyi katkı sağlaması lazım. Kesinlikle çok eksiğimiz var. Kanun çerçevesinde diyalog halinde olup, bakanlıkla bazı şeyleri çözmesi lazım.

24 Nisan’da yaptığımız bir etkinlikle Adana’da “Portakal Çiçeği Saç Festivali” çerçevesinde, tüm başkanlarımızla ortak bir karar aldık. Önümüzdeki günlerde Ankara’da bakanımızdan bir randevu isteyip, kanunun değişmesi hakkında bir dilekçe vereceğiz. Çünkü bu, bizim açımızdan olmazsa olmaz bir durum. Üst yönetimler, üst birlikler çalışmaz, federasyonlar çalışmaz ise başkanların eli kolu bağlı kalır. Dolayısıyla 5362 numaralı kanuna ek olarak bazı maddelerin değişmesi lazım.

KL:Peki, kanunların değişmesi için etkili, yetkili kurumlar ne durumdalar? Üst birliği harekete geçirecek olanlar kimler? Burada oda başkanlarına, federasyona hiyerarşik bir şekilde alttan yukarıya baskı oluşuyor mu? Siz yeni fikirler, dosyalar sunuyorsunuz da mı olmuyor, işleyiş nerede tıkanıyor?

Sektörümüzün en başta gelen sorunları, haksız rekabet, fiyat, tatil günü gibi konular. Bir de ruhsatlandırma ve bu konuda yapılan kanuna aykırı düzenlemeler var. Bu konuları meslektaşlarım zaten gayet açık şekilde biliyor ve bizim gibi başkanlara ulaştırıyorlar. Tüm oda başkanları bu sıkıntıları biliyor. Ancak konfederasyonlar bu sıkıntıları bilmiyor. Bilemez de zaten. Burada köprü olacak olan federasyonlar. Fedarasyonlar sorunların takipçisi olup üst birliklere doğru bir şekilde aktararak çözüm yolları bulmalılar.

KL: Türkiye’de 100.000 salon olduğundan bahsediliyor. Peki bu salonlara kalifiye eleman yetişmesi için meslek liseleri, meslek okulları sayısı sizce yeterli mi? Çıraklık sistemi eskisi gibi çalışıyor mu? Ya da çıraklıktan gelen bir kuaför kendi salonunu açacak kadar bilgi sahibi mi şu dönemde? Yurtdışına göre nasıl eksiklikler var?

Yurtdışına göre çok eksiğimiz olduğuna kesinlikle katılıyorum. Yurtdışında şöyle bir olgu var; orda kalfalığı alıp, ustalığı aldıktan sonra, devlet kredi hazırlıyor. Sen bu krediyi hakettin, iş yeri açabilirsin diyor. Ama bizde en baştan maliyeye gittiğin zaman, ustalık belgesini sormuyor. Vergi levhasını sormadan önce ustalık belgesini sorması gerekiyor. Devletin hatası, 3308 sayılı yasaya göre ustalık belgesi olmayan iş yeri açamaz, dolayısı ile maliyeye gidiyorsun, hiç sorgulamadan sana vergi kaydını yapıyor. Denetimde ustalık belgesi soruları, bizi burada bağlayan sadece belediye ruhsatı var. Tek bağlayıcı devlet kontrolü o oluyor. O da olmasa yanmıştık. Şimdi kanunlarımız toparlanıyor, çıraklık eğitimleri, bir meslek lisesi kapsamına alınıyor. TEOG’dan da artık öğrenci alınacak. Bu bizim için iyi miydi, tartışılır. Bu sefer bize kimler gelecek? O en alt tabandaki başarısız çocuklar mecburen meslek liselerine yönlendiriliyor. Dolayısıyla ordan gelen çocuklar bize çırak olarak gelecek, bizlerin imzası olmadan da o çocuklar orada okuyamayacak. Çünkü stajyer konumunda olacaklar. Devlet sigortasını yapacak. Yeni bir yapılandırma olacak. Ama Adana bölgesinden bahsedeyim; karpuz gibi içinde hamı da olacak çok yetkini de olacak, kırılanı da olacak.

KL: Önümüzdeki dönem de adaysınız, üyelerinize ne gibi vaatleriniz var?

Üyelerim bir şey istemeden ben gerekeni yapıyorum. Kendimize ait bir binamız, bir sosyal tesisimiz olsun istiyorum. Ama üyelerimizden aidatlarını ödemelerine dikkat etmeleri gerekiyor. 2012’de yemekli bir gece yaptım. Ama yalnız bırakıldım. İnsanlar rezervasyon yapıyor ama gelip katılmıyorlar. Biraz daha bakış açılarını genişletmeleri ve destek vermeleri lazım. Bir kişi senin yanında durmuyorsa, sana sitem etmesine de gerek yok. Hepimiz abi kardeş, usta ilişkisiyle götürmeye çalışıyoruz. Eşlerimiz çocuklarımızla ortam yaratmak istiyoruz. Ama bunlar hepsi birliktelikle olur, ayrıştırılarak olmaz. Ayrı düşünceyle olmaz. Mesleğimizi severek, ona sahip çıkmamız lazım. Bu görevi yarın bir gün benden devralacak kişinin de bakışı benim kadar pozitif olmalı. Mesleğe katkılı olmalı ve kuaförler odasına katkı sağlamalı.

 

 

 

Yorum Yapın

© 2015 Designed By Atokyay

Scroll to top