Buradasınız: Home » Manşet » Kuaförlük Mesleğinin Mihenk Taşlarından Biri Ahmet Erkan

Kuaförlük Mesleğinin Mihenk Taşlarından Biri Ahmet Erkan

Kuaförlük Mesleğinin Mihenk Taşlarından Biri Ahmet Erkan

Türk Kuaförlük Sanatının Eğitim Mimarlarından ve duayen isimlerinden Ahmet Erkan, kuaförlük mesleği için mihenk taşlarından biri olan “Modern Kuaförlük Sanatı” isimli kitabın yazımında ve sonrasında yaşadıklarını anlatıyor.

KL: Kısaca bize kendinizden bahsedebilir misiniz?

1936 doğumlu ve ilkokul mezunuyum. Mesleğe 1953 yılında başladım. Çalıştığım salona sabah erken giderken, sanki sevgilimle buluşacakmış gibi coşku ve heyecanla gider, verilen her işi severek yapardım. İşi bitirip akşam eve dönerken sevgilimin güler yüzünü, sıcak ellerini bırakıp gidiyormuş gibi içim hüzünle dolardı. Kuaför salonları, çalışanlar için bir akademi gibidir. İşte ben bu akademide yetiştim. Dernek yönetiminde başkanlık görevim sırasında daima doğru ve iyi olanı yapmaya özen gösterdim. Öğrencilerime, yanımda çalışanlara hep dürüst, çalışkan olmalarını ve güzel mesleğimize sahip çıkmalarını anlatmaya çalıştım. Bunu yaparken sosyal hayatımdan, mesleki çalışmalarımdan, inanç ve ilkelerimden hiç taviz vermedim.

 KL: Eğitimciliğe ne zaman başladınız?

1963 yılında Ankara Kuaförler Derneği akşam kuaför kursunda bana öğretmen olarak görev verildi. Bu kursta değişik semtlerden ve değişik ustalar yanında çalışan, daha çok bilgi edinmek için gelen 16-17 yaşlarında 20 öğrenciye sözel ve uygulamalı ders veriyor, öğretmenliği çok severek yapıyordum. Öğretmeye çalışırken ben de öğreniyor,

KL: Kitap yazma fikri nasıl ortaya çıktı?

Öğrencilerime daha fazla hangi bilgileri verebilirim diye heyecan duyuyor, gündüz iş yerimde akşamki derslerim için notlar tutuyordum. Bu düşünce ve duygularla mesleğime olan sevgim ve heyecanım gittikçe daha artıyor, başka neler yapabilirim diye düşünüyordum. Her kuaför, mesleğinde gerçek bir başarıya ulaşmak ve bunu daha da ileriye götürebilmek için, sadece teknik bilgilerle yetinmemeli, meslek ahlakı, sorumluluk duygusu, insan ilişkileri ve sosyal bilgileri de öğrenmeli, uygulamalı, meslek öğrenirken sadece usta-çırak ilişkisi geleneğine bağlı kalmamalı, yeniliğe açık olmalıdır. Bunun sağlanması, bu güzel sanatımızın gelişmesi için yeni bir PENCERE AÇILMALIYDI. Bu düşünce ve gitgide artan meslek sevgisi ve içimdeki coşku beni kitap yazmaya kadar götürdü.

KL: Kitabın yapım aşamasında neler yaşadınız?  

Çok sevdiğim ve kurslarda beraber öğretmenlik yaptığımız değerli meslektaşım İlhan AKINCILAR ile 2 yıllık çabamız sonucunda yazdığımız ”Modern Kuaförlük Sanatı” isimli kitabımızı, 1971 yılı 23 Nisan günü Büyük Ankara Oteli’nde düzenlediğimiz bir kokteyl toplantısı ile Türk Kuaförlük sanatının hizmetine sunduk.

Kitabımız M.E.B. Talim ve Terbiye Dairesi Başkanlığı tarafından eğitim kitabı olarak onaylanıp, öğretmen ve öğrencilere tavsiye edildi.

KL: Peki M.E.B’ten onaylı bir eğitim programı düzenlemişiniz, bu nasıl gerçekleşti?

Kitabımızın beğenilip ilgi görmesi bende doping etkisi yaptı ve cesaretlendirdi. Milli Eğitim Bakanlığı Kız Meslek Eğitimi Genel Müdiresi Sayın Mahiye İyikan hanımefendiyi ziyarete gittik. Kendisine kitabımızı imzalayıp, konuya anlatarak ”Türkiye’de Kız Meslek Liseleri ve Olgunlaşma Enstitüleri’nde çok değerli günlük ve gece kıyafetleri, gelinlik gibi çok şık ve güzel işler yapılıyor, fakat bu giysileri daha da değerli kılacak ve bu bütünü tamamlayacak saçların rengi ve modeli olarak estetik güzelliği yansıtan kuaförlük eğitimi yapılmıyor. Bu bir eksiklik değil mi?” şeklindeki konuşmam üzerine, Mahiye Hanım isteğimizi uygun buldu. Ve 2 eğitim uzmanını bizimle beraber eğitim programını yapmak üzere görevlendirdi. Ben ve o zaman dernek başkanımız olan Mustafa Bilgen ile beraber dört kişi eğitim programını hazırladık.

KL: Bu programı geliştirmek için çalışmalarda bulundunuz mu?

Bu programın iyi şekilde uygulanabilmesi için kuaför kozmetik ürünleri imal eden firmalarla da görüşmenin faydalı olacağını düşünerek Wella’nın Türkiye Temsilcisi İstanbul’daki TÜRKİMYA A.Ş. ‘den randevu alındı. Programı hazırlayan dört kişi İstanbul’a gidip, Nişantaşı’ ndaki Rüştü Uzel Kız Meslek Lisesi’nde bir gece misafir edildik. Ertesi sabah bu lisenin müdiresi hanımla beraber beş kişi Dolapdere’ deki TÜRKİMYA A.Ş. ‘ ye gidip, şirket sahibi Orhan Bey ile görüştük. Dosyayı gördü “Bu eğitim bizim için de çok önemli, sizinle beraberiz” dedi. Bu görüşmenin neticesi olarak Orhan Bey’in Almanya’dan temin ettiği çalışma tezgâhı gibi bazı eşyalar hediye olarak geldi. Bunlar İstanbul Rüştü Uzel, Ankara Yeni Mahalle ve Balgat 100. Yıl Kız Meslek Liseleri’ne dağıtıldı. 1980’li yıllarda MEB kız meslek liselerinde kuaför sınıflarında eğitime başlandı. Ben de Ankara Balgat, Aliye Yahçi Kız Meslek Lisesi ve Ankara Keçiören Hatice Hikmet Oğultürk Kız Meslek Lisesinde birer yıl her 2 eğitim döneminde öğretmenlik yaptım.

KL: Kuaförlük eğitmenliğinin üniversitede okutulmasında da önemli isimlerden birisiniz. Hatta ilk öğretmenlerden birisiniz, bu süreç nasıl gerçekleşti?

1988 yılı ekim ayında derneğimizde beni ziyarete gelen bir hanımefendi “adım Zeynep Polat, Gazi Üniversitesi Mesleki Eğitim Fakültesi Kız Sanat Okulu Müdiresiyim” diye kendini tanıttıktan sonra “1988-1989 Akademik yılında okulumuzda kuaförlük eğitimine başlıyoruz. Fakat bu yılki tahsisatımız bittiği için gerekli araç gereçleri alamadık. Öğretmenimiz de yok. Bize yardım eder misiniz?” dedi. Ben de kendisine “Mesleğimiz için böyle çok önemli bir eğitime severek yardımcı oluruz” dedim. Ö.S.S. sınavlarında başarı gösteren 14 kız öğrenci ile ben öğretmenleri olarak derneğimizin eğitim merkezinde teorik ve uygulamalı olarak 4 ay kadar eğitim yaptık. Yeni yılda tahsisatları gelince, okullarında kuaför sınıfı düzenlendi. Ben de bu okulun ilk öğretmeni olarak 7 yıl görev yaptım. Mezun olan öğrenciler, kız meslek liseleri, çıraklık ve halk eğitim merkezlerindeki kuaför sınıflarına eğitmen olarak atanıyorlar.

KL: Meslektaşlarınıza ve KL Kuaför Life okurlarına neler söylemek istersiniz?  

Allah’a çok şükür 46 yıl önce mesleki eğitim kitabımızı yazarak başlattığım çalışmaların kısa bir özetini burada sunmaya çalıştım. Kuaförlük sanatının iyi bir eğitim formasyonu  ile aydınlatılması ve daha da değer kazanması için açılan bu PENCERE’den gelen ışık sayesinde kız meslek liselerinde ve üniversitelerde kuaförlük eğitimine başlandı.

Mesleğine aşık, gelişim ve yeniliğin önemini bilen ve bu uğurda uzun yıllar çok emek veren bir meslektaşınız olarak, yetiştirdiğim öğrencilerimin başarısını görerek, kitabımızı okuyup bilgi edinen meslektaşlarıma faydalı olmanın sevinci, gururu, eksilmeyen aşkı ve heyecanıyla Alanya’da yaşıyorum.

 

Yorum Yapın

© 2015 Designed By Atokyay

Scroll to top