Buradasınız: Home » Manşet » Kuaförler Platformu’nun Kurucularından Onur Alkoç

Kuaförler Platformu’nun Kurucularından Onur Alkoç

Kuaförler Platformu’nun Kurucularından Onur Alkoç

Bölge temsilciliklerinin oluşup kuaför çalıştaylarının yapılıp, yine teknolojiyle beraber bütün kuaförlerin birbirine yakınlaştırılması gerekiyor. Bu üç şart yerine getirilmeden sektör adına hiçbir çözüm gerçekleştirilemez.

Onur Alkoç kimdir? Bize Biraz kendinizden bahsedebilir misiniz?

O.A.: 1985 yılında Üsküdar’da doğdum. Kuaförlük mesleğine 8-10 yaşlarında babamın yanında başladım. Aynı şekilde babamla beraber çalışmaya devam ediyorum. Kuaförlük mesleğinin yanı sıra ticaretle uğraşıyoruz. Yakın zamanda “Kuaförler Platformu” adı altında bir oluşum başlattık. Bu oluşumda kuaförlerin bir arada beraber hareket etme esasına dayalı, gelecek planlamaları doğru yapılmış, kuaför sektörü için pozitif olacak düşünceler, projeler ön planda. Hep beraber onları yapmaya çalışıyoruz. Bizde bir kuaför olarak, bir kuaför oğlu olarak, bir kuaför kardeşi olarak, bir kuaför ailesiyiz bildiğiniz gibi. Bu işlerin içerisinde gönüllü bir şekilde, hiçbir çıkar beklentisi olmadan yer alıyoruz, çabalıyoruz ve zaman harcıyoruz. Çok şükür şu anda pozitif bir ivme var, enerji var. Bu şekilde de devam ediyoruz.

Kuaförler Platformu’nu oluşturmak kimin fikriydi? Bu platform kuaförler adına hangi projeleri hayata geçirecek?

O.A.: Bir gün oturuyorduk; Dost meclisinde sohbet ediyorduk. Ben, Toprak Şeker, Derya Ergün ve daha sonra Haydar Alkoç’ta bize katıldı. Genel konu, yıllardır, her zamanki gibi meslektaşlarımızın dile getirdiği sorunlara geldi. Ucuzluk, taban tarife, sabit tatil günlerinde kapalı olmaması gibi aslında kendimi bildim bileli kuaförlerin konuştuğu sorunlara geldi. Toprak Kardeşim ara toplantıda şöyle bir şey söyledi; “Bunları yıllardır konuşuyoruz, ama bir çözüm olmuyor. Aslında bence daha büyük bir sorun var, bu nerede? Bunu bulmak lazım.” Dedi. Bunun üzerine Haydar Bey dedi ki; “En büyük sorun kuaförlerin birlik olamaması, beraber hareket edememesi ve gençlerin bu işe aktif bir şekilde girmemesi, bu sorunların devam etmesini sağladı.” Bunu üzerine biz de bu işin içerisine kendi çevremizi sokalım, kuaförlük için mesleğimiz için öncelikle birlikte olalım, büyük bir aile olalım. Böyle bir aileyi yarattıktan sonra, sorunlarımızı konuşmaya başlayalım istedik. Yönetimler kazanılıyor, seçimler kazanılıyor. Bakıyorsun 11 kişi 20 kişi seçimlerde oy veren kişiler, daha sonra bu işe elini atmıyor. Biz bu kez ters bir mantalite ortaya koyduk. Seçimler olmadan minimum 80 tane 100 tane bölge temsilcisi oluşturmamız gerekiyor dedik. Bu şekilde yola çıktık. Şu anda gönüllü olan 60 tane kardeşimiz var bölge temsilcisi olan. Bu bölge temsilcisi arkadaşların niyeti hiçbir çıkar beklemeden, daima kuaförlerle bir arada olan, kuaförlerin sorunlarını çözüp, kendi bölgelerinde çözüm üretmek. O bölgelerdeki sorunları meslek odalarına aktarmak. Odadaki yetkililerle beraber belediyelere gidip söz söylemek. Bu niyetle biz bölge temsilcilikleri oluşturduk. Kuaförler Platformu’nun en büyük görevi bu birlikteliği sağlamaktı. Şu an bu çok dikkat çekti. Hem sosyal medyada hem gerçek yaşamda.

Böyle olduğu zaman belediyelerle görüşmeye gittik. Birlikte olmanın sonucunda, nelerin olduğunu otomatik bir biçimde izliyoruz. Belediyelerle toplantılar yapmaya başladık. Belediye başkanlarını orada görmek istedik. İlk toplantımızı Üsküdar’da yaptık. Kuaförlerin tatil günü olan Salı günü sabah 10:30’da 200 kişilik bir katılım sağlandı. Bir de şöyle bir hikayemiz oldu, size onu da anlatayım. Bir saat öncesinde belediye başkan yardımcısı ile konuşmaya gittik. Dedik ki biz burada beraber olacağız. Onlarda bize dediler ki “şimdiye kadar kuaförler böyle bir organizasyon yapmadı. 200 kişi tatil gününde bu saatte kalkıp gelmez. Dolayısıyla biz bunu 100 kişi yapalım dedi, ziyan olmasın bu yemekler” dediler. Aynen bunu söylediler. Biz de dedik ki “200 kişiden evet cevabı aldık. Evet mesajı aldığımız 175 kişi var o gün. Bize 250 kişi gelir diye tahmin ediyorduk 200 kişi geldi. Onun için siz bize 200 kişilik yer verin, israfa biz de karşıyız eğer bütçesel bir sıkıntı olursa biz karşılayacağız”. Sabah saat 10:30’da salona baktığımda 25-30 kişi vardı. Saat 11:00’e geldiğinde sanki hepsi anlaşmış gibi salon doldu, 200 kişi olduk. Belediye başkanı sahneye çıktı, bu kalabalığı gördü, bize Üsküdar Valide Sultan Gemisi’nde bir gün geçirme sözü verdi. Bu bizim için çok önemlidir, değerlidir. Yani hayallerimizle başladığımız bu yolda, bizim kazandığımız en büyük adımlardan birisidir. Bütün platformdaki insanların enerjisini yükselten bir şeydi. Belediye bizim istemimiz dışında kuaförlere bir adım attı. Biz ne dedik; “biz kuaförler sadece bizlerden oluşan insanlar değiliz.” Benim eşim var, çocuğum var. Bütün kuaför çocukları ve eşleri beraber olabilir. Biz bugün 200 kişilik görüntüyü verdik. Yarın bunu 500 kişi vermemiz gerekiyor. 1000 kişi bu görüntüyü vermemiz gerekiyor ki biz bir topluluk olarak, ihtiyaçları olan, düşünceleri  olan, beklentileri olan insanlarız deyip; karşılığında bir şey isteyelim. Biz rüşvet istemiyoruz, hakkımız olanı dile getirmek için kalabalık gözükmek zorundayız.

Kuaförlük sektörünün sizce üç büyük sorunu nedir? Ve bunun için Kuaförler Platformu nasıl bir çözüm getirecek.

O.A.: Birincisi kuaförlerin birlikte olamaması ana sorun. Bununla ilgili olarak ortalama dört aydır haftada bir gün workshoplar ve tanışma toplantıları yapıyoruz. Bu toplantılarda kuaförler düşüncelerini, niyetlerini ifade ediyorlar ve bu insanlar gittikçe çoğalmaya başladı. Tabi bunu 2-3 kişi ömür boyu sürdürecek değil, tamamen işimizi gücümüzü belirli ölçüde bu işe harcıyoruz. Evimizdeki zamanımızı bu işe harcıyoruz. Yarın öbür gün bu bölge temsilcilikleri, kuaför arkadaşlarımızın katılımıyla bir rutine dönsün istiyoruz. Birliktelik sadece workshoplarla olmamalı diyoruz. Napıyoruz kuaförlerle biz kafelerde oturup çay, kahve içiyoruz. Halı sahada maçlar yapacağız önümüzdeki haftalarda. Gemilerde gezilere gidiyoruz. Dolayısıyla sosyal hale dönüşüp düzenli bir şekilde önceden planlanmış, kurumsal bir şeye dönüşmesi lazım bu fikirlerin. O yüzden birliktelik olmazsa olmaz birinci sorunumuz. Biz şu anda belirli ölçüde birlikteliği sağlamış durumdayız. Türkiye’nin her tarafından sosyal medya hesaplarımızda ciddi bir şekilde kuaförler takip ediyor bizi.

İkinci olarak bu birlikteliğin ve iyi düşüncelerin kurumsal bir çatı altında teknoloji ile birleşmesi gerekiyor. Bu birlikteliği, kurumsal kimliği üretmeden yapabileceğiniz hiçbir şey yok.

Üçüncüsü bölge temsilciliklerinin oluşup kuaför çalıştaylarının yapılıp, yine teknolojiyle beraber bütün kuaförlerin birbirine yakınlaştırılması gerekiyor. Bu üç şart yerine getirilmeden hiçbir çözüm gerçekleştirilemez. Bu üç temeli çözmeden detaya inmek matematik sizliktir, kimyasızlıktır. Bir yöneticinin, bir başkanın yapması söz konusu olmayan şeylerdir. Detaylara girdiğimiz zamanda haksız rekabet, kdv’nin %8’e düşmesi, sabit bir izin gününün kapalı olmaması, kaçak çalışan salonların denetlenmemesi bunlar detay sorunlarımızdır.

Kuaförlük mesleğinin itibarını geri getirmek için ne gibi çalışmalarınız var?

O.A.: Türkiye’de bütün esnafların, itibar kaybettiği bir dönemden geçiyoruz. Çünkü ekonomi değişiyor. Gelişim gösteriyor. Biz toplantılarımızda bunu dile getiriyoruz. Kuaförlük ekonomisinin gelişimi diyoruz. Bambaşka bir bakış açısıyla. Tesadüf müdür bilmiyorum ama baktım büyük firmalarda bu konuyu işlemeye başladı bizden sonra. Şu örneği verelim; sektörün ileri gelenleri diyebiliriz, ya da sektörün geleceğini okuyan insanların belli tespitleri oluyor. Ekonomi de böyledir. Mesela başbakanımızın ekonomi danışmanları var bir sürü. Onlara diyor ki 2-3 sene sonra şu olabilir bu olabilir. Bunun için bir ön planlama yapıyorlar. Biz ne yaptık, belirli servislerde farklı söylemler geliştirerek tüketiciye ulaştık, meslek odamız bunu kurumsal olarak yapabilir. Ön planlamayla belirli kuaförlük ürünleri çıkartılabilir. Mesela saç botoksu mantığındaki gibi. Bu botoksun ne olduğunu meslek odaları eğitimlerle anlatabilir. Burada ne olacak, kuaförlük sektörü kendini geliştiren, pozitif ivme doğrultusunda hareket eden bir sektör olarak geçecek. Bu ürünsel kısmı. En az 7-8 cephede bununla alakalı fikirlerimiz var. Mesela ne diyor birisi; kuaförler dizilerde, filmlerde gay olan ya da efemine hareketlerde bulunan insanlar mı? Bizim imajımızı negatif olarak etkileyen etmenlerden bir tanesi de budur. Buna karşı gelebilmek için birlikte olmak zorundayız.

Bizim sormayı unuttuğumuz sizin eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Ben bugünkü sohbetten çok keyif aldım. Böyle şeyleri devam ettirmeliyiz. Biz açık yürekli insanlarız. Babamı daha farklı tanıyor insanlar. Daha sert olarak görüyorlar piyasada. Hiç öyle bir adam değildir. Son derece iyi niyetli, yufka yürekli bir insandır ve onda kartlar hep açıktır. Ben 33 senedir tanıyorum babamı (gülüyor) ve aşağı yukarı 23 senedir de her gün yan yanayım. Çok keyifle bahsedebilirim ve bahsedeceğim ömür boyu. Dolayısıyla babam bu sektör için bulunmaz bir fırsattır. Sadece benim babam olduğu için değil. Onunla ve onun beraber olduğu insanlarla herkes  açık açık konuşabilir. Kuaförlerin menfaatine olan her şeye Haydar Bey rıza gösterir. Kuaförlerin menfaatine ayrı olacak hiçbir şeyi hiç kimse ona yaptıramaz. Kim olursa olsun.

Biz KL Kuaför Life’a teşekkür ederiz. Şimdiye kadar internet sitenizde, sosyal medyada haberlerimize yer veriyorsunuz. Bu haberlerle bize ayrı bir güç vermiş olacaksınız. Biz de kuaförleri bir arada göstererek, aslında sizin de derginizde her zaman hayal ettiğiniz kuaförlerin iyi geçinme, beraber olma gibi şeyleri insanların görmesini istiyoruz. Sizin derginiz bizim müşterilerimizin önünde duruyor. Açsın görsünler kuaförlerin bir arada olduğunu. Hep kuaförler birbirlerini kötüleyen insanlar olarak mı bilinecek. “Aaa senin saçı kötü olmuş kim yaptı.” Yok öyle bir şey. Böyle bir şey olmamalı. Eğer sen bu insanları beraber bir araya getirirsen, ben bu adamla dün beraberdim diye bu sözleri bir daha söylemez. Şimdi bir rekabet unsuru hasıl ülkede biz bunu kıracağız. Allah’ın izniyle bunu başaracağız. Birlikteliğin, samimiyetin ve belirli bir programın olmadığı yerde hiçbir şey olmaz. Seçim kazanılırsa ilk bir aylık programımız da belli. İlk yapacağımız faaliyet ise odamıza bir tane mülk almak. Bu 100 senedir konuşulan çirkin diyaloğa son vermek istiyoruz. Çünkü herkes aynı vaatle geliyor. Bunu yapacağım ben, bu işe biz kafamızı koyduk. Çıkacağız oraya, diyeceğiz ki ki evet bu yıllardır konuşuluyor, herkeste bu işe aday olduğunu söylüyor. Çok güzel, hadi bir taşın altına elimizi koyalım diyeceğim. Daha önceki geçmiş adayların hepsine söyleyeceğim bunu. Kuaför büyüklerimiz var onlarda yıllardır benim odam da şu yapılıyor bu yapılmıyor diyor. Altı üstü bir tane daire alınacak. İlla bunu sponsorlardan mı isteyeceğiz. Yok mu kuaförün bu kadar parası.

Yorum Yapın

© 2015 Designed By Atokyay

Scroll to top