Buradasınız: Home » Genel » Serkan Bozkurt: Bir Erkeğin Başına Gelebilecek En Güzel Şey Saçtır

Serkan Bozkurt: Bir Erkeğin Başına Gelebilecek En Güzel Şey Saçtır

Serkan Bozkurt: Bir Erkeğin Başına Gelebilecek En Güzel Şey Saçtır

HFS Center Saç Simülasyon Merkezi Kurucusu Serkan Bozkurt, geliştirdiği “saç simülasyonu” sistemiyle erkeklerin korkulu rüyası saç dökülmesine estetik bir çözüm getiriyor.

KL:Serkan Bozkurt’un saç simülasyonu serüveni nasıl başladı?

Serkan Bozkurt: 2009 yılında bu sektöre adım attım. İlk olarak protez tırnakla başladım. Herkesin hayatını değiştiren bir dönüm noktası vardır. Benim dönüm noktam da bir tesadüf eseri gelişti. Bu sektöre girmeden önce Pronail’de yönetici olarak çalışıyordum. Çalıştığım kurumun hemen yanında tırnak eğitimi veren bir akademi vardı. Kapıyı açtığımda akademideki eğitimleri görüyordum. Gel zaman git zaman 2-3 ay işleyişi izledim. Sürekli birileri geliyor, birileri gidiyor. Ben sürekli aynı şeyleri duya duya  bazı terimlere aşikar olmaya başladım. Bir süre sonra bir baktım, kendimi protez tırnak yaparken buldum. Hatta benim o zamanki patronlarım, Berna Hanım ile Banu Hanım “bu işi herkes yapamaz dediler.” Bu sözlerine cevap olarak, “oturun tırnaklarınıza işlem uygulayayım” dedim.  O zaman tırnaklarına french çizmiştim, Banu Hanım şok olmuştu. Böyle başladım protez tırnağa. Sonra iki ay sonra işi bıraktım. “Tırnak Marketi” kurdum. O zaman ilk olarak tırnak protez ürünleri getiriyordum. Firmanın ismi de oradan geliyor.

Daha sonra tesadüfen kalıcı makyaj sektörüne girdim. Kalıcı makyaj o zaman yeni yeni başlıyor. Türkiye’de toplasan 10 kişinin yaptığı bir sektördü. Hatta o zaman biz organizasyonlarda sahneye çıkmak için büyük çaba sarf ediyorduk. Hani “bizi beş dakika sahneye çıkartın, sonuçta yaptığımız işi tanıtacağız” diyerek. Şu anda saç simülasyonunu tanıtmak için harcadığımız mesaiyi o zaman kalıcı makyaj için yapıyorduk. Bahsettiğim dönem, 2010 yılı. Şimdi herkes 20 yıllık uzmanım diyor ya, o zamanlar bu işi inanın yapan yoktu. Bunu bu kadar iyi nereden biliyorum diye sorarsanız, ben o zamanlar kalıcı makyaj için de malzeme satıyordum. Ürünleri alan sayısı belliydi. Ayda sattığımız boya 50 taneyi, 100 taneyi geçmiyordu.

KL: Saç simülasyonu işine nasıl girmeye karar verdiniz?

Serkan Bozkurt: Saç simülasyonu Dünya’da İngiltere’de başlayan bir sistem. Yurt dışı ile iş yapan bir abim bir cihaz getirdiğini söyledi. “Serkan böyle bir cihaz var, biz bunu çalıştıralım. Gel bir de sen bak” dedi. “Ne yapıyor abi bu sistem” diye sordum. “Bu sistem, erkeklerin kafasında saç dökülmesi sonrası, açılan kısımları boyuyor” dedi. Şaşırdım, aynı bizim yaptığımız kalıcı makyaja benziyor, aynı sistemi kullanıyordu. Sistemi çalıştırdığımız da bazı şeylerin yanlış olduğunu gözlemledim. Çıkan sonuçlarda bunu gösteriyordu.  Bu sistem benim baya hoşuma gitti. Ama kimse yaptırmak istemiyordu. Herkes ön yargıyla yaklaşıyordu. Her şeye rağmen işi yapmaya karar verdik. Bir iki denemeden sonra üçüncü ya da dördüncü ayda bu işin olmayacağına kanaat getirdim. Çünkü birinden öğrenme şansınız yok. Türkiye’de zaten bilen yok. Herkese anlatmaya çalıştım, bu uygulamayı yaptırın. Kimsenin umurunda olmadı. “Gelin bakın böyle bir şey var.” Herkes eleştiriyor; “olmaz işte, erkekler bunu kabul etmez.” Ben tamamen ümitsizliğe kapılmıştım, sonra bir gün, üçüncü ya da dördüncü ayda saç simülasyonu yaptığım bir müşteri geri geldi. Adam boynuma sarılıp ağlamaya başladı. Çok memnun olmuş. Hesap öderken kafasını önüne eğdiğinde daha önce açık olan tepesinin kapandığını fark etmişler. O adamın o görüntüsü çok hoşuma gitti. Müşteri de memnun demek ki, doğru yolda ilerliyoruz diye düşündüm. Sonra işe iki elle daha sıkı sarıldık, var olan sistemi düzeltmeye koyulduk. İlk olarak iğnelerin modellerini çeşitlendirmeye karar verdik. O zaman var olan sistemde bir tane iğne vardı. İnce telli saça da kalın telli saça da aynı iğne yapılıyordu. Dedim ki biz bunu değiştirelim. Farklı iğneler üretelim. Saç teline göre işlem yapalım. O zaman boya çeşidi de yoktu o kadar. Benim o zamanki en büyük artım, kendi boyamı üretebiliyor olmamdı. Çünkü o dönemlerde herkes ürünü Çin’den, Amerika’dan, Almanya’dan getiriyordu. Bunlarda da o renk tonajlarında ürünler yoktu. Ya koyu geliyor ya açık geliyordu. Boyayı kendim üretiyor oluşum sayesinde farklı renkler ürettim, kumral, açık kumral gibi her tonajda. Ve açıkçası beni diğerlerinden ayıranda o oldu. Boya ürettiğim dönemde bir abim bana; “asla boyanı satma.” Niye diye sorduğumda; “çünkü senin en büyük farkın bu olacak diye cevap verdi.” Gerçekten de onu dinleyip iyi ki satmamışım.

KL: Saç simülasyonu tam olarak nedir?

Serkan Bozkurt: Biz saçta açılan bölgeyi minik saç efektleri şeklinde boyuyoruz. Yani kalıcı makyajla mantığı aynı aslında. Dövmeye benziyor, ama dövme işlemi değil. Çünkü geçici bir işlem. Ortalama üç ila beş yıl kullanım süresi var. Muhakkak her yıl bakım yapılması gerekiyor. Biz kafa derisine minik saç effektleri veriyoruz. Yani orada saç daha yoğun ve gür gözüküyor. Hiç saçı olmayanda tıraş olmuş gibi bir görüntü oluyor. Seyrek saçlı olan kişilerde ise daha yoğun bir görüntü sağlıyor. Daha önce saç ektirmiş, saç ekim izleri olan kişilerde o bölge simülasyon ile kapatılıyor. Alopesi (Saç Kıran) hastalarında o yama yama görüntü düzeliyor. Anlayacağınız hem sağlık anlamında kullanılıyor, hem estetik anlamında kullanılan bir yöntem. İşin özünde bir boyama işlemi aslında. Kel insanlar için var olan görüntüleri kişiye çok kötü hissettiriyor. Çünkü kısa kestirmek farklı bir şey, kel olmak farklı bir şey. Mesela Galatasaray’da Hollandalı Futbolcu Wesley Sneijder vardı. Saç similasyonu kullanıyordu. Herkes onun saçını kestirdiğini düşünüyor, kimse onun kel olduğunu bilmiyordu. Aslında bu işlem sayesinde insanların psikolojik olarak rahatlamasına ve özgüvenlerini geri kazanmalarını sağlıyoruz. Saçı olmayan kişilerde %100 memnuniyet var. Özellikle hiç saçı olmayan insanlar bu uygulamadan çok memnun.

KL: Saç simülasyonunun Türkiye’deki durumunu nasıl görüyorsunuz? Bu sektöre sizden başka giren firmalar var mı?

Serkan Bozkurt: Sayı her geçen gün artıyor. Sektörde en büyük sıkıntı şu; önüne gelen bu işi yapmaya çalışıyor. Bizlere sürekli birelerinin yaptığı kötü işler geliyor ve biz onu düzeltmek zorunda kalıyoruz. Aslında bizim dışımızda da markalaşan firma sıfır. Bir tane şubeleşen firma yok. Bireysel çabalar çoğunlukta. Kendi ürününü üreten birkaç firmadan biriyiz. Bütün sistemler bize ait. Bunun dışında en büyük sıkıntı yaşadığımız sektör, saç ekim merkezleri. Onlar bu işi yapmaya çalışıyor. Hiç bir eğitim almadan tamamen bu işi görerek, internet üzerinden bir iki video izleyerek uygulama yapmaya çalışıyorlar. Aslında en büyük sıkıntı bunda. Bir de maalesef sektörümüzde, çok ciddi tüccarlar var. Ellerine almışlar bir makina, biz saç simülasyonu eğitimi veriyoruz. 1-2 saatte eğitim verip gidiyorlar. Küçümsemek anlamında demiyorum ama berber dükkanına dahi bu sistemi sokmaya çalışıyorlar. Saç ekim merkezlerinde bile var. Bence bu çok yanlış. Herkes kendi işini yapmalı. Saç simülasyonu ayrı bir uzmanlık gerektiriyor, saç ekimi ayrı bir uzmanlık. Berberlik farklı, kuaförlük farklı. Bunların hepsinin ayrılması lazım. Herkes işini yapacak. Türkiye’de bir çok meslek odası tam olarak görevini yerine getirmiyor. Adam internete, YouTube’a girip bir iki video izliyor. Sonra saç simülasyonu cihazını alıp müşterinin kafasını mahvediyor. Bu işi yapan kişi belli standartlarda olmak zorunda, belli eğitimleri almayan kişiler bu işi yapmamalı. Nasıl araba kullanmak için ehliyetiniz olmak zorunda ise saç simülasyonunda da belgeleriniz olmak zorunda. Bunların denetiminin iyi yapılması lazım. Meslek odalarının bunları gerçekten iyi denetlemesi lazım. Ben bu işin kurucusu ve geliştiricisiyim ama almadığım belge kalmadı. Benim merkezimde doktor ve kimya mühendisi çalışıyor. Aslında buna gerek yok. Ama ben olması gerektiğini düşünüyorum. Biz merkezimizde sam simülasyonundan başla hiç bir hizmet vermiyoruz.

KL: Saç ekim merkezleri ile saç simülasyonu arasındaki en büyük fark nedir?

Serkan Bozkurt: Saç ekiminde saç ekiliyor. Tamamen cerrahi bir işlem. Sancılı meşakkatli bir uygulama. Saç simülasyonu ise estetik bir işlem. Hızlı bir şekilde netice alınıyor. Kesinlikle cerrahi değil. Saç simülasyonu uygulandıktan sonra insanlar istedikleri yere gidebilirler. Belirli bir iyileşme süreci yara bere gibi öyle bir durum yok. Kişi bizden ayrıldığında kafasında biraz kızarıklık oluyor. O kızarıklık zaten bir güne düzeliyor. Bu süre içerisinde dinlenmesini gerektirecek, ya da işe gitmemesini gerektirecek, hiç bir durum olmuyor. Şaka yapmıyorum, bizden ayrıldığında, düğününe bile gidebilir.

KL:Serkan Bozkurt olarak verdiğiniz diğer hizmetler nelerdir?

Serkan Bozkurt: Benim asıl uğraştığım konu saç simülasyonu, onun dışında 2009 yılına dayanan Tırnakmarket.com’un sahibiyim. Kalıcı makyaj, ipek kirpik, protez tırnak ve güzellik ürünleri satan bir firma. Bunun dışında Serkan Kozmetik olarak ta üretici bir firmayız. Türkiye’de birçok ürünün üreticisiyim. Kendi boyalarımdan tutun, en son şampuanımız, saç serumuna kadar üreten, üretici bir firmayız. Yakın zamanda makyaj malzemelerimiz çıkıyor. Yerli üretimi destekleyen bir adamım. Şu anda ürün satışı için Mecdiyeköy’de iki katlı bir showroom’um var. Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı Serkan Bozkurt Güzellik Kursum var. Onun dışında da merkezi İstanbul’da, İzmir, Ankara, Eskişehir’de üç büyük şubesi olan biriyim. Kuaför camiasına beni tanıtan asıl işim “Tırnak Market” olmuştur. Türkiye’ye tanıtan ise saç simülasyonu olmuştur.

KL: Saç Simülasyonuyla ilgili yaşadığınız, bizimle paylaşabileceğiniz hikâyeler var mı?

Serkan Bozkurt: Çok fazla var. Mesela bir müşterim geldi çok ünlü bir bürokratın akrabası. Adamda alopesi hastalığı var. kafasında yaralar, çukur çukur boşluklar var. Ve düzelmiyor, net bir çözüm yok. Adamın, yaklaşık 5 yıllık hikayesi şu; gece saat 3’te 4’te kalkıyor. Kafasındaki o çukurları kalemle boyuyor… Saçı hep kısa, işe gidiyor. Akşam 5’te evine geliyor. Yemeğini yiyor, 8 de yatıyor ve gece yine kalkıyor. Böyle bir hayatı var. Adamın buraya geldiğinde bize söylediği tek derdi şuydu, ben uyumak istiyorum artık. Şu anda saç simülasyonunu kullanıyor. Hatta geçen buradaydı. 1 hafta önce. Çok rahat uyuyabiliyorum artık, normale döndü her şey. Hayatıma devam edebiliyorum. Bir yağmur yağdığı zaman korkmuyorum. Benim meşhur bir lafım var; bir erkeğin başına gelebilecek en güzel şey saçtır. Erkekler saçı çok önemsiyor. Ayrıca Eski Milli Futbolcu Alpay Özalan, Ünlü Şarkıcı Teoman ve Paşhan Yılmazel gibi birçok ünlü isme saç similasyonu yaptım.

KL: Saç Simülasyonu konusunda Türkiye’nin Dünya’daki konumunu nerede görüyorsunuz?

Serkan Bozkurt: Bu işe ilk girdiğimde Dünya’ya imreniyordum. Şu anda geldiğimiz noktayı söylüyorum, teknolojik anlamda onlardan çok daha iyiyiz. Niye daha iyiyiz onu söyleyeyim. Benim yaptığım sistem şu anda dünyada yok. Ben altın alaşımlı iğneli makina yaptım patentini aldım. Dünyada tüm kullanılan sistemler, dövme makinasına bağlı sistemler. Ya da kalıcı makyaj cihazları kullanıyorlar. Çok fazla iğne çeşidi yok. Çok fazla boya skalası yok. Benim bilgisayarlı sistemim var, dünyada yok. Hani şu anda işçilik anlamında da adamların videolarına bakıyorum. Hep uzaktan bir video var. Yakın detay videolar yok. Bu da bana şu güveni veriyor. Demek ki biz iyiyiz. Hiç bir reklam yapmadığım halde şu anda İngiltere, Danimarka, Hollanda, Avusturya, hatta Tayland Puket Adası’ndan bize gelen insanlar var. Şunu gördüm bu iş benimle özdeşleşti. O yüzden de başka hiç birşey yapmayı düşünmüyorum.

KL: Son olarak KL Kuaför Life ile ilgili neler söylemek İstersiniz?

Serkan Bozkurt: Ben sizi çok başarılı buluyorum. Aslında daha iyi yerlerde olması gereken bir dergi. Nedeni de şu Türkiye’de kaç tane kuaför var bilmiyorum ama Kuaför Life okuyanlarının sayısının çok çok yükselmesi gerekli. Yani ben sizin derginizi inceledim, yapılan emeği de görüyorum. Piyasada başka bir dergi yok başarılı gördüğüm, her kuaför salonuna bu derginin girmesi gerekli.

Yorum Yapın

© 2015 Designed By Atokyay

Scroll to top